semra @ sivildusunce.com

"Redkilerin liderleri bizleri yemeğe davet ettiler. Çok büyük çadırları, kadınların ve erkeklerin çok zengin ve zarif elbiseleri vardı. Çok değerli halıları vardı. Bu aşiret, Avrupalılar gibi medeniydi."

De Lyon, 1895

 

Ağrı’da düğün – 1960 (N. Atal)

 

                         (Teknoloji desteği ile renklendirilmiştir) (Resim: 1)

 

Ağrı- Eleşkirt – Memitan Köyü -1973 (Resim-4)

 

           Ağrı- Eleşkirt – 1973                  (Resim: 3)

(Teknoloji yardımıyla renklendirilmiştir)

 

1950 Eşîra Motti – Doğubayazıt -Ağrı (Kürdoloji tarihi enstitüsü) (Resim: 2)

 

Ağrı’da Kürt kadınlarının geleneksel giyim kuşamı merkez ve ilçelere göre farklılık gösterir. Oldukça zengin ve çok çeşitli giyim kuşam çeşitliliği olan Ağrı’da, örtünme biçim, giyinme biçimi, elbise boyları yaşa ve medeni duruma göre farklılıklar göstermektedir. Günlük kıyafetler oldukça sade, düğün kıyafetleri ise rengarenk ve pulludur. Başlık olarak kullanılan “kofî” ya da örtünme biçimleri ilçeye ve aşiretlere göre farklılıklar göstermektedir.

(Resim - 1) Başlık olarak “kofi” adı verilen fes biçiminde silindir şeklinde, çuhadan dokunmuş, kırmızı renkteki ipek ya da saten bir örtüyle sarılarak ön kısmına altın ya da gümüş paralar dikilir. “Kofi”nin tepelik kısmına ise yuvarlak küçük bir “neynîk” ayna konularak yapıştırılır ya da işlenerek sabitlenir. “Kofi” genellikle şenlik ve düğünlerde başlık olarak takılır ve düşmesini engellemek için ise her iki kenarına dikilen lastik çene altından geçirilerek sabitlenir. Genel olarak Kürtlerin rengi olarak kabul dilen koyu kırmızı, özellikle kadife elbiselerde oldukça hakimdir. Bekar kızlar, kare şeklindeki, ince müslin (Irak’ın Musul şehrinde üretildiği için bu ismi almıştır) kumaştan dokunmuş yazmayı her iki uçtan ikiye katlayarak “romanî” adını verdikleri örtünme biçimiyle kulakların arkasından enseye dolayarak iki ucu başın üstüne getirir ve bağlarlar.

Kürt kadınlarının en önemli süsü, bellerine kadar uzanan kınalı saçlarıdır. Evli kadınlar pamuk ipliği ile dokunmuş müslin kumaştan “laçik” adlı, 1 metreye 1 metre ebatlarındaki bir yazmayı başlarına dolayarak örterler. “Laçik” beyaz renkte, ince ve pamuklu bir kumaştır. Evli kadınlar saçlarını açık bırakarak örtünün altından görünmesini sağlarlar. Kadınlar, “derpê dirêj" adında dizin biraz altına gelecek uzunlukta, beyaz renkte ve üstünde küçük desenler olan pamuklu divitin ya da pazen kumaştan, geniş kesim, beli ve bilek kısımları lastikli don giyerler. Yaşlı kadınlar kış aylarında “derpê dirêj”i içi müslin pamuklu kumaştan iki katlı olarak astarlayarak diker ve öyle giyerler.

(Resim - 4) Bekar kızlar saçlarını ikiye arırarak örer ve saç uçlarını renkli ipliklerle bağlarlar. Başlarına bağladıkları "romanî" bağlama şekli ile “laçik”in her iki tarafından örüklerini omuzlarına dökerler. Bekar kızların ve çocukların giydiği elbiseler oldukça geniş, 0 yaka, beli lastikli ya da ince kuşaklı, tek parça geniş elbiseden oluşmaktadır. Gelinler ise başlarına bağladıkları "laçik" ile ağızlarını kapatırlar. Gelinlerin ağızlarını "laçik" ile kapatma biçimleri Kürt geleneklerine göre aile büyüklerinin yanında yapılması gereken bir kuraldır. Gelinler, aile büyüklerinin yanında konuşmazlar; konuşmaları ayıp ve saygısızlık sayılır. Dizlere kadar uzanan, renkli yün ipliklerle dokunmuş, çeşitli motiflerde işlenen yün çoraplar giyerler. Etek boyları dizin bir karış altındadır.

(Resim – 2) Doğubayazıt kadın giysisi, merkez ve diğer ilçelere göre farklılıklar gösterir. Doğubayazıt’ın İran’a sınır olması, sınır ticareti ile birlikte giyim kuşam kültüründe de sirkülasyona neden olmuştur. Doğubayazıt Kürt kadın giysisi İranlı Kürt kadınları ve Botan giysileri ile benzerlik göstermektedir. Başlarına “laçik” adında yazmayı dolayarak takarlar. Alınlarına ise ipek dokuma ya da saten den genellikle tamamen siyah ya da siyah üzerine kırmızı desenli, yazmadan daha küçük bir kumaşı önce ortadan ikiye ardından ortaya doğru katlayarak uzunca hale getirerek “şera pêş enî” bağlarlar. Don olarak ayak bileğine kadar uzanan, bilek kısmı iki düğmeli “derpê” (evde uzun paçalı olarak giydikleri halde gezmeye gidecekleri zaman bilek kısmındaki düğmeleri açarak diz altına getirir ve orada düğmeleyerek dize kadar uzanan uzun çorapları giyerek “derpê”yi çorabın içine koyarlar) giyerler. Yaşlı kadınların giydiği “derpê” pamuklu pazen kumaştan dokunmuş olup iç tarafı daha ince dokuma kumaştan astarlı olarak dikilmiştir.

İçlik olarak “kiras” adı verilen beyaz renkte, pamuklu kumaştan, dizin altına kadar uzanan, bekar kızların ve yaşlı kadınların 0 yaka, çocuklu kadınlar ise bebeklerini emzirmeleri kolay olsun diye göğüs altına kadar V ya da açık yaka, kolay giyilebilmesi için geniş kesim dikilmiştir. ”Kiras” üstüne “fîstan” adı verilen, kadife ya da tafta kumaştan, bekar kızların ve evli kadınların 0 yaka, çocuklu kadınların ise göğüs altına kadar düğmeli olarak dikilmiş, ayak bileğinin bir karış üstüne kadar uzanan, genellikle koyu kırmızı renkli, aşağı kısmı fırfırlı bir elbise giyerler. “Fistan” üstüne renkli, genellikle kadife kumaştan, ayak bileğinin bir karış yukarısında, aşağı kısmı fırfırlı, fırfırın elbise ile birleştiği yere “qeytan” adı verilen ince ve renkli dantel fisto dikili “kurtik” adlı üstlük giyerler. “Kurtik” uzun kollu olursa “kurtik ê bi mil”, yelek gibi kolsuz olursa “kurtik ê bê mil” olarak adlandırılır.  

(Resim-3) İçlerine ayak bileğinden bir karış kısa, “kiras” adlı beyaz renkteki içlik giyerler. Bekar kızlar ve yaşlı kadınlar yuvarlak yaka “kiras” giyerken, çocuğu olan kadınlar ise bebeklerini emzirmek için göğüslerini dışarı çıkarmak kolay olsun diye göğse kadar düğmeli ya da önü açık kalacak şekilde giyilir. “Kiras” geniş kesim olduğu için ilkin kollar giyilir ve baştan geçirilerek aşağı bırakılır. “Kiras” üstüne “dêre” adında ayak bileğinden bir karış kısa, rengarenk, gül desenli ise “gulavdun” adını verdikleri kadife elbiseleri giyerler. Düğün ve şenliklerde rengarenk pullu “dêre” giyilir. “Dêre”nin birçok modeli vardır; V yaka kesim, bele kadar düğmeli, yuvarlak yaka. Kol uçları lastikli, etek uçları ise fırfırlıdır. Beli ise renkli egal” adındaki kalınca bir şalı birkaç kat katlayarak bağlar ve “pişt” adını verirler. Bele “mêzer” adlı tek parça kumaştan oluşan, üstü geniş altı ise fırfırlı, fırfır kısmına genellikle ya elbisenin renginde ya da siyah renkte “qeytan” adında dantele benzeyen ince biye dikilen, uzunca ince bir kumaşla bele bağlanan ön etek giyerler. Fırfırın dikiş izini takip edecek şekilde “qeytan” dikilerek estetik katılır. Kollara “qolçax” adı verilen, el bileğinden dirseklere kadar çıkan, her iki başı lastikli, siyah renkte kolluklar takılır. Bu kolluklar genellikle köylerde iş yaparken elbise kolunun kirlenmemesi amacıyla takılır.

Bele ise “egal-poşu, şer” adında kare kesim, tek ya da çift renk dokuma, uçları püsküllü örtü katlanarak bele sarılarak bağlanır. Bu bağlama biçimine “pişt” adı verilir. Ayaklara ise elde ördükleri renkli ve desenli “gorê rîs” yün çoraplar giyerler. Kışın ise bu çorapların üstüne yine rengarenk yün ipliklerle ördükleri motifli ve desenli patikler giyerler.