Suriye yeniden inşa edilirken, harabeye dönüşen şehirlerin ihya süreci için oldukça maliyetli bir bütçe gerekiyor. Suriye geçici hükümetinin başında bulunan Şara’ya yönelik güven, ülkenin yeniden inşa sürecini belirleyecek olan asıl unsurlardan biridir.
Suriye’deki mevcut ekonomik risk ve beklentileri şu şekilde sıralayabiliriz:
Yaptırımların Kaldırılması: Resmi Adımlar ve Ekonomik Beklentiler
Uzun yıllar boyunca Suriye ekonomisi, ABD ve Batı liderliğindeki yaptırımların ağır yükü altında ezildi. Ancak, 2025 ve 2026 yıllarında bu bağlamda önemli değişiklikler yaşandı:
ABD, 2026 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nı imzalayarak, Sezar Yasası kapsamında Suriye'ye uygulanan yaptırımları resmen kaldırdı ve sona erdirdi. Şara, terör listesinden çıkarıldı. Bu karar, Şara liderliğindeki geçici yönetimi ekonomik olarak desteklemek için kritik bir adım olarak görülüyor.
AB de ekonomik yaptırımları kaldırmak için yasa çıkardı, bazı sektörlerdeki kısıtlamaları resmen kaldırdı ve bankacılık gibi kilit alanlardaki engelleri hafifletti.
Bu süreçte uluslararası aktörlerden çeşitli çağrılar geldi; Fransa gibi bazı Avrupalı liderler, Şara'nın reform taahhütlerine bağlı olarak yaptırımların hafifletilmesine desteklerini dile getirdiler.
Bu gelişmeler, Suriye'nin ekonomik yeniden yapılanmanın eşiğinde olduğunu gösteriyor.
2. İş Dünyasının Talepleri: Yaptırımların Kaldırılması Bir Dönüm Noktası
Suriye özel sektörü, uluslararası yaptırımların kaldırılmasını sadece siyasi bir beklenti olarak değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olarak da görüyor. Yıllardır dış ticaret, finansmana erişim ve yatırımlar ciddi şekilde kısıtlanmış ve işletmelerin operasyonel kapasitesi azalmıştır.
Yaptırımların kaldırılmasıyla:
Şirketler yabancı yatırımcılarla yeni ortaklıklar kurma fırsatı bulabilir,
Bankacılık işlemleri ve uluslararası ticaret ilişkileri daha kolay yürütülebilir,
Tarım, sanayi ve altyapı projelerinde canlanma olabilir.
Bu eğilim, iş dünyasının eski rejimle ilişkili ekonomik izolasyonu sona erdirmeyi ve yeni siyasi aktörlerle birlikte iç ekonomiyi canlandırmayı hedeflediğini gösteriyor.
3. Siyasi Güvenlik ve İş Dünyası: Reform Beklentileri
Yaptırımların kaldırılması, sadece ekonomik alanda değil, siyasi istikrarda da bir güven ortamı yaratma potansiyeline sahiptir. Özellikle uluslararası yatırımcılar ve iş dünyası aktörleri, şeffaf hukuk sistemleri, güvenli üretim alanları ve istikrarlı politikalar beklemektedir. Bu bağlamda, Şara hükümetinin reformlara olan bağlılığı, yatırımcı güvenini artırmada önemli bir rol oynayacaktır. Batılı liderlerin bu konudaki beklentileri ve Şara'nın bunlara verdiği yanıtlar, hem ekonomik açılımı hem de siyasi dönüşüm süreçlerini etkilemektedir.
4. Bölgesel Yaklaşımlar ve Küresel Denge
Bölgesel aktörlerin tutumları da yaptırımların kaldırılması sürecinde belirleyici olmuştur. Türkiye, Şara yönetimini ve yaptırımların kaldırılmasını açıkça desteklemiştir; bu, Suriye ekonomisinin komşu ülkelerle entegrasyonunu kolaylaştırabilir. Şara'nın uluslararası bağlantıları, yabancı sermayeyi ülke ekonomisine geri çekmek için diplomatik bir avantaj yaratmaktadır.
5. Riskler ve Beklentiler
Yaptırımların kaldırılması iş dünyasının beklentilerini yükseltmiş olsa da, bu süreç risksiz değildir:
Güvenlik ve yasal çerçeve yeterince güçlü değilse yatırımcılar tereddüt edebilir.
Geçiş hükümetinin siyasi istikrarı, reformların sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir.
Uluslararası toplumun bazı kesimleri hala geçmişteki insan hakları ihlallerini ve hesap verebilirlik sorunlarını vurgulamaktadır.
Bu riskler, ekonomik açılımın siyasi ve sosyal boyutlarının ele alınmasını gerektirmektedir.
Yeni Bir Başlangıç mı Yoksa Süregelen Bir Dönüşüm mü?
Suriye'de, iş dünyası Şara'yı desteklerken, yaptırımların kaldırılmasını ülkenin ekonomisini canlandırmak için bir fırsat olarak görmektedir. 2025-2026 yıllarında atılan adımlar, ekonomik izolasyonu kırmaya yönelik tarihi bir atılım olarak değerlendirilebilir. Ancak bu süreç, sadece yaptırımların kaldırılmasıyla tamamlanacak bir dönüşüm değildir; aynı zamanda siyasi istikrar, yasal reformlar ve uluslararası güven tarafından desteklenmesi gereken uzun vadeli bir yeniden yapılanma sürecini de içermektedir.
İş dünyası ve siyaset arasındaki bu yakınlaşma, Suriye'nin krizden çıkış yol haritasında yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanabilir. Dahası, reformların uygulanmasına bağlı olarak, gerçek ekonomik toparlanmanın hızlanacağı bir dönemin başlangıcı olması bekleniyor.
Sivil Düşünce

