Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile birlikte Hakkari'nin Yüksekova İlçesindeki 3. Piyade Tümen Komutanlığında inceleme ve denetleme yaptı.

 

Akar, devam eden operasyonlarla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinin kahraman ve fedakar mensupları birçok operasyonu icra etti. Bunların sonunda teröristlerin son derece sıkıştığı, kaçacak delik aradıkları, iki gün üst üste aynı yerde yatmadıklarını hepimiz biliyoruz. Biz bu operasyonları, ülkemizin ve milletimizin egemenliği ve bağımsızlığı, hudutlarımızın güvenliği, karakollarımızın ve üs bölgelerimizin emniyeti için yapıyoruz. Bizim yapmaya çalıştığımız husus, kendi güvenliğimiz ve bekamız için. Bizim tek hedefimizin teröristler olduğunu, onun dışında hiçbir hedefimizin olmadığını herkesin çok iyi bilmesi lazım. Bugüne kadar bunu herkesin anlaması lazım. Başta Irak olmak üzere tüm komşularımızın toprak bütünlüğüne ve sınır güvenliğine son derece saygılıyız. Amacımız ve niyetimiz, huzur ve güven içerisinde bir hayatı, hem Iraklı kardeşlerimiz için hem de kendi vatandaşlarımız için hazırlamak ve bunun imkanlarını sağlamak. Bu konuda büyük çalışmalar yapıldı ve emekler sarf edildi. Şehitlerimiz ve gazilerimiz oldu. 'Ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışıyla bu faaliyetlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz ve edeceğiz."

Örgütün büyük zaiyat verdiğini belirten Akar, "Şu anda Irak'ın kuzeyinde belli yerlerde varlıklarını sürdürmeye çalıştıklarını biliyoruz. Bunları oradan da söküp atacağız inşallah. 23 Nisan saat 17.40'tan itibaren topçularımızın başlattığı atışlarla Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonları başlamış bulunuyor. Bu operasyonlar sonuna kadar devam edecek. Faaliyetlerimiz planlandığı şekilde sürüyor. Şu ana kadar kara ateş destek vasıtalarımızla toplam 1132 hedef ateş altına alındı. Hava Kuvvetlerimiz de bir bütün olarak büyük bir başarı gösterip toplam 120 hedefi etki altına aldı. Bunlarla birlikte teröristlerin büyük zayiat verdiğini değerlendiriyoruz. Şu ana kadar hava kuvvetlerimizin, topçularımızın açtığı ateş sonucu ne kadar teröristin etkisiz hale geldiğini bizim görmemiz mümkün olmamakla birlikte, bizzat kara unsurlarımız tarafından, komandolarımız tarafından etkisiz hale getirilen terörist sayısı toplam 31. Bu arada maalesef 6 arkadaşımız yaralandı. Bu arkadaşlarımızın tedavisi için devletimiz seferber olmuş durumda." dedi.

 

PKK başta olmak üzere terör örgütlerinin tamamıyla mücadele edildiğini belirten Akar, "Bizim mücadelemiz, PKK başta olmak üzere tüm teröristlere karşıdır. Bizim hiçbir şekilde herhangi bir etnik, mezhebi ve dini grupla problemimizin olmadığını, onları hedef almamızın söz konusu dahi olmadığını dünya alemin bilmesi lazım. Bizim tek hedefimizin teröristler olduğunu her defasında söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemizin devam edeceğini bir kez daha söylemek istiyorum. En son terörist etkisiz hale getirilecek ve bizim vazifemiz, operasyonlarımız bitecek. O zamana kadar durmak yok, operasyonlara devam edeceğiz. Teröristlerin ne kadar sıkıştığını, sözde elebaşılarının artık tükendiklerinin farkında olduğunu biliyoruz. Diğer teröristlerin de bunu bir an önce anlayıp vazgeçmelerini bekliyoruz. Bunların peşindeyiz. Bu işin bitmesi için bütün inleri, mağaraları, her taşın altını kaldırmak suretiyle bunları etkisiz hale getireceğiz. Bu konuda azimliyiz, kararlıyız, güçlüyüz. Buna inanın çünkü biz haklıyız, dürüstüz, doğruyuz." dedi.

 

ABD'nin asılsız iddialarda bulunduğunu kaydeden Akar, "Bu işin sadece ilim adamlarına, bilim insanlarına, tarihçilere ait olduğunu, bunların siyasi karar konusu olmadığını, siyasi kararlar ne olursa olsun gerçekleri değiştiremeyeceğini, siyasi kararlarla birtakım lobiler iki kere ikinin beş olmadığını herkesin bilmesi lazım. Durumumuz çok açık. Bizim bu konudaki tutum ve durumumuzu herkesin bilmesi lazım. Yüzyıllarca birlikte güven ve refah içerisinde yaşayan ve hala birlikte yaşama iradesine sahip olan Türk ve Ermeni toplumlarının bir şekilde ilişkilerini soykırım olarak nitelemek gerçeğe aykırıdır, gaflettir, cehalettir, gerçeğin ve geleceğin tahribidir. Özellikle de bu konuyla alakalı olarak bu, Amerikalıların kendi belgelerini, kendi imzalarını reddetmesidir, inkar etmesidir. Bu hiçbir şekilde olmayan bir konudur. Bununla ilgili mücadelemiz sonunda kadar devam edecek. Bu konuda bilim insanlarımızın çalışmalarıyla bunun aydınlığa kavuşacağını ve asil milletimizin haklı ve saygın yerini alacağını söylemek istiyorum." dedi.