Deprecated: Function mysql_numrows() is deprecated in /home/sivildus/public_html/head_contente.php on line 51
Cinsel sorunlar aileyi temelden sarsıyor
Bu hafta söyleşi köşemizin konuğu Sosyal Medyada paylaşımlarıyla dikkat çeken Aile Danışmanı Klinik Psikolog Şeyda Betül Kılıç Hanım.
20 Haziran 2015 - 19:42:05
Kılıç’ın aynı zamanda çeşitli platformlarda uzmanlık alanı ile ilgili makaleleri yayımlanmakta.
Kadın erkek ilişkisinden tutun da, kadının toplumdaki yerine kadar birçok merak edilen konu hakkında sorularımızı sorduk, Şeyda Hanım da içtenlikle cevapladı.
Arkanıza yaslanıp okuyacağınız faydalı bir söyleşi hazırladık.
 
Aile danışmanlığı deyince insanların zihinlerinde neler oluşmalı? Ne yapıyorsunuz tam olarak?
Ailenin de, her canlı gibi farklı işlevleri yerine getiren farklı organları, duyuları ve kendine ait bir yapısı vardır. Bu işlevsellikler arasında bütünlüğü korumak, günümüzde giderek güçleşmiştir. Ailenin kendi güç kaynaklarını geliştirmesi - işlevselliğini sağlaması, gerçekçi hedefler edinmelerini, açık iletişim kurmalarını sağlamak, empati kabiliyetlerini geliştirmeye ve kendi yaratıcı çözümlerini ortaya koymaya yönelik hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik aile danışmanının desteğine ihtiyaç duyabilmektedirler. Aile Danışmanlıklarında bizler, ailenin desteğe ihtiyaç duyduğu her türlü soruna çok yakından müdahale ederiz. İlişkilerdeki her türlü tıkanıklık ve anlaşmazlık, uzmanlarımız sayesinde çözüme kavuşur. Aileyi oluşturan bireylerin şahsi problemleri de danışmanlık başlığı altında çözümlenir. Anne ve babanın çocuklarla yaşadığı sorunlarda Aile Danışmanlığının konusudur.
 
Batı’daki kentleşme ile bizdeki kentleşmeyi kıyasladığımızda bizde çarpık bir karakter öne çıkıyor. Kadının kentsel yaşamdaki rolü nedir?
Kadın; kentleşmenin getirdiği bazı zorluklar nedeniyle çok fazla role sahip olmuştur. K mi zaman anne, kimi zaman eş, kimi zaman da çalışan bayan olarak çok fazla yoruluyor. Rollerin karmaşık ve yorucu oluşu sebebiyle, doğal hayattan uzak kalmanın da katkısıyla kadın yıpranmadan nasibini alıyor. Kadın göçmek ve bulunduğu topraklara uyum sağlamak zorunda kalmıştır. Göçen kadın ise çalışmaya ve aile ekonomisine katkıya mecburdur. Az gelişmiş ülkelerdeki en ucuz emek kadın emeğidir. Çünkü kadın birincil olarak ailenin bakımından sorumlu olduğu için, dışarıda çalışması ikincil olarak sadece bütçeye katkı olarak görülüyor. Dolayısıyla kadın ve kadın emeği bizim gibi toplumlarda gerçek karşılığını henüz bulamamıştır. Kadına maddi yükler yüklenmemeli, ancak kadın emek harcadığında ise aile tam destekle onun işlerini kolaylaştırmaya çalışmalıdır. Çalışan kadın çocuk sahibi olmak istediğinde bu hakkı korunmalı ve destek olunmalıdır.  Bu süreçte anne olan kadının tüm yükleri hafifletilerek anneliği severek yaşamasına olanak sağlanmalıdır. Zira kentte de, kırsalda da anneannedir.
  
Kentleşme sürecindeki ailelerin en büyük sorunları nelerdir?
Kentsel yaşamda giderek kalabalık yaşadığımız halde herkes kendini yalnız hissediyor. Ulaşılabilirliğin artması kolaylaştıkça birbirinden uzaklaşma paradoksuyla boğuşan kent insanları, sosyal bağlarını yitiriyor. Geleneksel yakınlıklar zarar görüyor. Düğün, bayram, cenaze gibi önemli zamanlar da kısmen bir araya geliyoruz. Ailenin birbirinde kopan fertleri, birbirlerini özler hale geliyor. Çok fazla çalışan ve ya sosyal ilişkileri sebebiyle evine çok geç gelen babalar, eşleri ve çocuklarıyla uzaklaşıyorlar. Ailenin kentsel yaşamda kurban verdiği en önemli değeri yakınlık ve yakın ilişkilerdir. Ekonominin, ailenin ilk sıradaki gündemi olması sebebiyle, sevgi, saygı, huzur, dinlemek, dinlenilmek gibi insani beklentilerimizde karşılanmaz oldu. Daha çok maddi beklentisi olan kent insanları olarak, konumuz hep kapital merkezli oldu ve uzun bir zaman aile birbirine sevgisini göstermekte gecikti. Kent insanları olarak performans odaklı olmayı daha çok çalışmanın yollarını konuşmayı marifet saydık. Aile kent yaşamında kendisini oluşturan yapı taşları olan değerleri görmezden gelerek ağır yara aldı.
 
Eskiden kalabalık ailelerde büyürdük. Birçok rol modelimiz olurdu. Şimdi ise çekirdek aileler var. Anne, baba ve çocuktan ibaret… Hangisi bir çocuk için karakter oluşumda daha faydalı?
Geniş aile olarak aynı evi paylaşmasak ta babaanne, dede, anneanne modelleri çocuklarımız içim yol gösterici ve ışık tutucudur. Deneyimleri çok kıymetlidir. Çocuk; hayatının belli alanlarında dedeyi, belli bölümlerinde de anneanneyi örnek almayı seçebilir. Çocuk için görüşmenin sıklığından çok niceliği ve niteliği önemlidir. Dede ile keyifle geçirilmiş bir sohbet, spor, balık tutma, seyahat vs. birçok öğretici mesajı içerir. Kedisini yakın hissettiğine yakın ve içten davranmayı bilen çocuklarımız, çok şey öğrenmeye de açık demektir. Yani aile de belirgin olarak en faydalı kişi diyebileceğimiz bir rol model yoktur. Fakat anne ve babanın şahsiyeti şüphesiz çok mühimdir. Dengeli, tutarlı, sevgi ve saygı merkezi, bağışlayıcı, sevgisini göstermede cömert anne ve babalar, çocukları için unutulmaz yol işaretçileridir.
 
Başarılı bir evliliğin/birlikteliğin sırrı var mıdır?
Birbirini anlamaya çalışan, empati yeteneği yüksek, işe yarar davranışı fark edip çoğaltan, işe yaramayan olumsuz davranışı eşi için terk eden eşler, genellikle başarılı bir evlilik sürdürebiliyorlar. Günümüzde çiftlerin en büyük sorunlarının cinsel merkezli olduğunu da göz önünde bulundurursak, mutlu evliliğin en önemli belirtilerinden biri de; düzenli, sağlıklı, bir birinin haklarına saygılı cinselliktir.
 
İdeal karı-koca ideal ana-baba olabiliyor mu?
Aile içindeki rollerini yani eş rolünü iyi benimseyen bireyler, anne ve baba olma yeteneğine de sahiptir. Ancak burada asıl olan soru; ideal anne-baba nedir? Sorusudur. İdealin peşinde koşarken yapabildiklerimizi küçümsememeliyiz. Hepimiz farklı donanımlarla yaşıyoruz ve hepimiz için ideal aile çok farklıdır. İyi bir eş, eşittir iyi bir anne diye sayısal bir doğru yoktur. ÇOK iyi bir eşten, iyi bir baba olmayabilir. Bu kişinin yeteneğidir. Hangi alanlarda iyi olacağı öngörülemez ancak erdemli ve yetenekli, sevgi dolu her insan anne ve babalık makamını önemser.
 
Cinsel sorunlar deyince, belki de insanı hiç meşgul etmemesi gereken basit şeyler ortaya çıkıyor. Uzmandan görüş almadan bu sorunlardan kurtulmak mümkün mü?
Cinsel sorunlar çok farklı alanlarda oluşabilir. Cinsel isteksizlik, ereksi yon bozukluğu, erken boşalma, vajinismus gibi bazı konular, cinsel terapi gerektiren konulardan bazılarıdır. Çoğu cinsel problem yıllarca görmezden gelinir ve böylece yaşanılıp gider. Biz uzmanlar olarak görüyoruz ki, cinsel problemler aileyi en temelden mutsuz ediyor. Cinsel konuların çözümü bu kadar önem arz ederken, hala destek alınmaktan kaçılması toplumsal ayıplanma korkusundandır. Eşlerdeki yetersizlik duygusunun baskın olması, sorunun görmezden gelinmesini sağlıyor. Bedensel diğer problemler gibi, cinsel problemlerde bir uzmandan destek almayı gerektirir. Kişiler kendi başlarına bu tür özel sorunları genellikle çözemezler.
 
Aile içi şiddet konusunda karnemiz zayıf. Aile içi şiddette bir artış söz konusu mu yoksa görünürlülük mü arttı?
Aslında iki görüşte aynı oranda gerçektir. Şiddetten şikâyet edenlerin arttığının fark edilmesi, diğer şiddet mağdurlarına da cesaret oluyor. Basının bu konu da ki belirgin gündemi de şiddet gösterenleri korkutuyor elbette. Şiddet gösterenlerin aldığı tepkiler, toplumun şiddet gösterene takındığı olumsuz tavır, şiddet olaylarının bilinirliğini arttırdı. Aile içindeki şiddetin arttığı da kimilerine göre su götürmez bir gerçek. Şiddete olan toplumsal meylinde çok fazla detaylı sebepleri de var. bir birini sevmeyen insanların oluşturduğu aileler içinde şiddet çok daha etkin. Asıl soru şu; bir birimizi niçin sevmiyoruz?
 
Toplumdaki siyasi gerginlik aileye yansıyor mu?
Aileyi bir arada tutan faktörlerden biride siyasi bakış olabilir. Kimi aile ortak siyasi bakış açısını çok fazla önemser. Ancak unutulmamalıdır ki; insan ve fikirleri her an değişime adaydır. Burada önemli olan ailede farklı siyasi fikre sahip olmak değil bunu ne kadar doğru bir üslup ile konuşup anlattığınızdır. Aile de eşlerden biri siyasi farklılığını bir sopa gibi kullanarak karşı tarafa hep bir ders veren öğretmen rolüne bürünürse, karşıdaki eşin savunmaları uyanacak ve evlilik güç mücadelesine dönüşecektir. Oysa evlilik farklılıklar içinde farklı seslerle güzel bir koro oluşturma sanatıdır. Toplumdaki her türlü gerginlik ancak zaten iletişim problemi olan evilikleri derinden sarsabilir. Gücünü şeffaf iletişimden alan ve sevgisini, farklılığını hazmetmiş çiftler ise asla topluma kurban gitmeyecektir.
 
Hangi durumlarda danışmanlık hizmeti alınmalı mı?
Evlilik kararı, çocuk kararında yaşanan olumsuzluklar, boşanma, boşanma sonrası uyum zorlukları, cinsel sorunlar, göçe uyum zorlukları,  ergenlik, kişilik bozuklukları, depresyon, yeme bozuklukları vs.
Son olarak herkese sorduğum soruyu size de soracağım. Hayat kime güzel?
Hayat; sevgiyle, empatiyle, huzuru tercih ederek,  farkındalıkları yüksek, anlamayı ve anlaşılmayı bilen herkese güzel ve anlamlıdır.
 
Röportaj: Oğuz Ağca
 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
İşte koltukaltı terlemesine kalıcı çözüm
stetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Koltuk altı terlemesine kalıcı olup, bir daha uygulanmasına gerek olmayacak en verimli ve sorunsuz yöntem olarak ‘lazer liposuction ile koltukaltı terleme tedavisi’ ortaya çıkmaktadır” dedi.
AB'den GDO'lu ürün yetiştiriciliğine yasak
AB ülkelerinin büyük bölümü genetik yapısı değiştirilmiş organizmaların yetiştirilmesini yasaklamaya hazırlanıyor.
Kulak ağrısına soğanlı tedavi
Pek çok gıdanın mucize denilebilecek etkileri olabilir fakat soğanın yeni keşfedilen özellikleri onu bambaşka bir yere konumlandırıyor!
Deodorant kullananlar dikkat!
Bilim insanları, ter önleyici rolon, deodorant ve spreylerde bulunan alüminyumun neden olabileceği tehlikelere dikkat çekti.
UNICEF korkunç rakamı açıkladı: 68 milyon çocuk ölebilir
UNICEF, önlem alınmaması halinde 2030'a kadar 5 yaş altı 68 milyon çocuğun önlenebilecek nedenlerle hayatını kaybedeceğini bildirdi.
Kısırlığı yenmenin sırrı streste!
Sağlık problemi olmadığı halde 100 çiftten 20'si bebek sahibi olamıyor. Hiçbir problemi olmadığı halde teşhis konulamayan kısırlığın en büyük nedeni ise STRES.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI
EN ÇOK OKUNANLAR