Anasayfa  >   Yazar
Referandumda Kürt ve Ülkücü ittifakına Evet
Parlamenter Monarşi ve Bürokratik Oligarşi pratikte nedir?
20 Subat 2017 - 15:12:14


Parlamenter Monarşi ve Bürokratik Oligarşi pratikte nedir?
Mevcut parlamenter sistemde, üçlü kararname ile, yani; başbakan, bakanlar ve cumhurbaşkanının imzasıyla kararname geçiyor. Başbakanın ve Meclis’in imzaladığı kararname, cumhurbaşkanının imzasına gönderildiğinde, cumhurbaşkanı imzalamazsa bu kararname geç(e)miyor. Yani, bir başbakanın ve Meclis’in gücü, bir mal müdürü tayin etmeye yetmiyor. Meclis’in bürokratik atamalarda yetersiz kaldığı bir irade, milletin mecliste yetersiz kaldığının emaresidir.

Meclis’i etkin ve yetkin hale getirmenin ve devletin Meclis’ten idare edilmesinin yolu nedir? Meclis, devletin tepesinde midir? Altında mıdır?
Türkiye’de çözüme kavuşturulması gereken en önemli mesele AYM, Danıştay, Sayıştay, YÖK, Diyanet, TRT, MGK…vs gibi Meclis’in ve hükümetin üstünde tıpkı bir ‘’gulyabani’’ gibi duran tüm kurumları Meclis’in altına indirmektir. Mevcut parlamenter sistemde bürokrasi, milletin temsiliyetinin yeri olan Meclis’ten daha üstündür. Parlamenter sisteme göre, Milli Savunma Bakanı’nın protokoldeki yeri, Genel Kurmay Başkanı’ndan sonra gelmektedir. Sistem değişikliği ile seçilmişlerin yeri atanmışların yerinden yüksek olmadıkça, hangi parti tek başına iktidar olursa olsun bu yönde hiçbir değişiklik beklenemez. Parlamenter sisteme göre tek başına hangi iktidar gelirse gelsin, Meclis muktedir değildir. Örneğin, Meclis’ten YÖK’ün uyguladığı bir yasağını kaldırması ile ilgili karar çıkarıldığında YÖK uygulamıyor. Çünkü YÖK, bürokratik vesayet sistemine göre Meclis’ten ve Meclis’in çıkardığı kararlardan üstün bir yetkiye haizdir. Meclis’in etkin olmasının çözüm yolu ise sistem değişikliğinden geçmektedir.

Güçlenmekte olan Türkiye, terör örgütlerinin ve emperyalist ülkelerin hedefindedir
Cumhuriyet kurulduğundan beri Türkiye, sürekli olarak ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal kıyıma uğratılan bir ülke konumundan on beş yıldır çıkmak için uğraşmaktadır. Her ekonomik kalkınma hamlesinde kredi derecelendirme kuruluşları tarafından kredi notu düşürülmekte, yatırım yapılamaz ülke konumuna getirilmektedir. Buna mukabil borsa ise yukarı seyir izlemekte ve kredi derecelendirme kuruluşlarını yalanlamaktadır. Türkiye, bölgede güç kazanacağı her atılımda terör örgütlerinin saldırısına uğramakta ve güç kaybetmesi için emperyalist ülkeler tarafından hedef alınmaktadır.

CHP, millete muhalefetin sembolüdür
CHP diktatörlüğü bugüne kadar Türkiye’ye hiçbir eser bırakmamıştır; ülkenin gelişmesine ve büyümesine yönelik her atılımda tıpkı müstemleke bir siyasi parti gibi tavır sergilemiştir; hem ekonomik hem siyasal alanda yapılan tüm yenilik ve istikrara tabiri yerindeyse takoz görevi görmüştür… Türkiye’nin sosyolojisine, dinine, kültürüne, dokusuna uymayan, halka rağmen halkçılık yapan bir siyaset izlemiştir. CHP'nin desteklediği cunta anayasasıyla en büyük zulmü solcular da gördü. 1980 askeri darbesinde zulüm gören solcular da hem sistemin hem de anayasanın değişmesi için 16 Nisan büyük bir şanstır. 
 
15 yıldır AK Parti tek başına iktidar olduğu halde ülkenin kangrenleşmiş sorunlarını çözmekte yeteri kadar çözüme kavuşturamamasının önündeki tek engel parlamenter monarşidir. İç ve dış engeller göz önüne alınarak, darbelerden, parlamenter monarşiden, CHP diktatörlüğünün savunuculuğunu yaptığı bürokratik vesayetten kurtulmak için 16 Nisan’da önümüze sandık konulacak. Referandumdan Evet geçmesi halinde, darbelerle, işgal kalkışmalarıyla, bizim askerimiz bize karşı bir daha kullanılamayacak. Asker, korumakla mükellef olduğu devletine ve halkına silahını doğrultamayacak.

Bürokratik vesayet sona ererek milletin Meclis’inde milletin iradesi hakim olacaktır...
1980 cuntasında ve 1982 anayasasında, kurulan mahkemeler ve cezaevlerinde en büyük zulmü, işkenceyi ve adaletsizliği Kürtler ve Ülkücüler gördü. Kürtler ve Ülkücüler kol kola girerek 1982 cunta anasayasasının değiştirilmesi için birlik olmalıdırlar. 1982 cunta anayasasından, darbelerden, bürokratik oligarşi ve parlamenter sistemden ebediyen kurtulmak için 16 Nisan büyük bir şanstır. Bu şansı iyi kullanmazsak bir daha bize sormayacaklar, unutmayın.

Türkiye şu anda hem bölgede hem de dünyada oyun kurucu ülke konumundadır. Türkiye, büyük bir Osmanlı medeniyetine sahiptir. 16 Nisan referandumunda sistem değişikliği ile birlikte çok daha büyük bir güce sahip olacaktır. Bunun için de tek elden yönetim en büyük kazanımdır.
 
Selam ve selametle…

Semra POLAT
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Semra Polat: Türkiye ve Mısır’ın ‘Satılık Medya’ Sorunu
Mısır halkı tarih boyunca belli bir düzende meşruiyetini kazanamamış ülkelerdendir. Halkını Firavunun esaretinden ve zulmünden kurtarmak için yanına alarak Mısır’dan çıkan Musa Peygamber döneminden beri bu durum değişmedi.
Prof.Dr. Mazhar Bağlı: Terörün Pey Akçesi Kürtler
Kürt meselesi yeni bir konu değildir. Kadim bir sorundur. Modern antropolojik çalışmalar ve etnik köken araştırmalarıyla birlikte canlanıp ulus devlet yapılanmaları ile kök salmıştır. Ancak bu konuyu esas farklı bir şekilde dönüştüren ise PKK’dır, terördür.
Y.Ziya Döger yazdı: SİYASET ve DÜŞÜNCEDE ETİK
Siyasi politik yapılarımızın önünde yürüyenler ikbali değil, toplumsal maslahatları dikkate alan etik değerlere yönelmeleri halinde Kürd ve Kürdistan davasına ancak katkı sunabilirler.
Cemal Fedayi: Bekri Mustafa 'Aydın' oldu!
Fıkra malumdur: Cenaze namazını kıldıracak imam bulamayan ahali son çare olarak Bekri Mustafa’yı imam yapmış. Mustafa istemese de zorla öne iteklemişler.
FRAKSİYONEL ÖLÜM
Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber. Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber? Öleceğiz müjdeler olsun, müjdeler olsun ! Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!
Faruk Aksoy:‘Aleviler doğru söylemiyor!’
Peki ne oldu da, Aleviler, uzun süredir ‘mezhep kimlikleriyle’ ortalıkta görünmezlerken, ya da özellikle bu duruma vurgu yaparak gündem oluşturmazlarken, birden bire tartışmaların ‘ana tarafı’ oluverdiler.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI