Deprecated: Function mysql_numrows() is deprecated in /home/sivildus/public_html/head_contente.php on line 51
Anasayfa  >   Yazar
Proudhon mu Marx mı?
Proudhon ekonomik liberalizmi sevmedi, ama kadir-i mutlak merkeziyetçi devletten de nefret etmekteydi.
18 Ekim 2016 - 10:52:27
 

P. J. Proudhon Fransız, K. Marx Alman asıllı sosyalist düşünürlerdi. Aynı zamanlarda yaşadılar. İkisi de bugün “hayalci sosyalist düşünür” olarak kategorize edilen C. Fourier’den etkilendiler ama farklı yollarda ilerlediler.

“Bilimsel sosyalizm” teriminin Marx’ın kendi ideolojisine yönelik kurnazca bir adlandırması olduğunu sanıyordum. Ancak, E. von Kühneldt–Leddihn (KL) kavramın mucidinin Proudhon olduğunu söylüyor.  Ona göre, Proudhon ilk metodik ve bilimsel sosyalist düşünürdü fakat, ne yazık ki, kendisinden çok daha az yetenekli Marx’ın gölgesinde kaldı. Marx’ın yazılarında, determinizmin ve insanî şartların ürünü olduğu inancının doğal sonucu olarak, ahlâk meseleleriyle hiç uğraşılmaz. Buna karşılık Proudhon hem hayatında bir takım ilkelere azamî ölçüde uydu hem de çalışmalarına ahlâkî bir boyut kattı. Ateist olmakla beraber, teolojinin insan hayatında önemli bir yeri olduğunu düşünmekteydi. Bir iddiaya göre, son yıllarında dine döndü.

Proudhon ekonomik liberalizmi sevmedi, ama kadir-i mutlak merkeziyetçi devletten de nefret etmekteydi. Sosyalizm anlayışı bireyci ve evrimciydi. Marx’ın kendisine yönelik bir saldırısına seviyeyi çok düşük bulduğu için cevap vermedi. Geriye zengin bir eserler ve fikirler kolleksiyonu bıraktı. Şiddete dayanan devrimci yöntemleri reddetti. Doğruların keyfî biçimde empoze edilmek yerine keşfedileceğini düşündü. Sosyalizmin isyanla değil, tedricen geleceğini ve sonunda insanlığı bir merkeziyetçi dünya devleti altında değil, geniş ve gevşek bir federasyon içinde birleştireceğini hayal etti. KL’e göre, sosyalist hareketin liderliği Proudhon’da kalsaydı, sosyalizm daha anarşik, şahsiyetçi ve insanî bir yüz kazanacaktı.

Marx Yahudilikten Lutheranlığa geçen bir ailede doğdu. Yahudi düşmanı olmasında bunun bir payı olduğu iddia edilmektedir. Almanya’da tahsilini tamamladı. KL’in aktardığına göre, Profesör Ernst Kux, Marx için şöyle dedi: “Gençlik yılarında hiçbir şekilde bilimsel bir kafaya sahip olmayıp, Alman romantizminin ana akımına bağlıydı. Her zaman önce ‘hissetti’ sonra hislerini ispatlamak için bilimsel deliller araştırdı.” Marx, bazı arkadaşlarına göre, içi nefretle dolu, tahammülsüz biriydi. Onun bu nefreti ve yıkıcılığı için çeşitli açıklamalar getirildi. Bunların en ilginçlerinden biri KL’in işaret ettiği sanatla ilgisi. Bu bakımdan, Marx ile Hitler arasında bir benzerlik var.

Marx gençlik yıllarında sanatla ilgiliydi. Vasat bir şairdi. Bir tiyatro dergisi yayınlamak istiyordu. Bu rüyayı gerçekleştirememesi onun devrimciliğe demir atmasında etkili oldu. Birçok psikiyatriste göre, Marx ve Hitler gibi yaratıcı olduğuna inanıp yaratıcılığını sergileyemeyen, sergilemesine izin verilmediğini ve dünyanın değerlerini takdir etmekte başarısız olduğunu düşünen kimseler, dünyayı yıkmaya yönelir. Marx da Hitler gibi dünyanın imarına değil yıkılmasına yardım etti. Öyle hayalci satırlar döktürdü ki, bunları okuyan sağduyulu birinin şaşkınlığa düşmemesi imkânsızdı. Rüyası olan komünist toplumda, çok alıntılanan ifadeleriyle, “zengin ve muktedir tam kişi, spesifik bir faaliyet alanına sınırlanamaz, fakat kendisini her alanda geliştirebilir, toplum üretimi regüle eder ve onun bugün bunu yarın şunu yapmasını, sabah avlanmasını, öğleyin balık tutmasını, öğleden sonra çiftçilik yapmasını, yemekten sonra eleştirmenlik yapmasını, eğilimlerini –bir avcı, balıkçı, çoban veya eleştirmen olmadan- gerçekleştirmesini mümkün kılar.” Marx bu yeryüzü cennetine giden yolu bugün yanlış şekilde kapitalizm adı verilen bireysel tercih ve eylem özgürlüğüne dayalı ekonomik sistemi reddetmekte gördü. Bu büyük bir yanılgıydı. Marx’ın görüşlerinin resmî ideoloji olarak benimsendiği her yerde açlık, baskı, zulüm ve eşitsizlik standart oldu.

Sosyalizmi sadece saçma değil, aynı zamanda insanî varoluşa zararlı buluyorum. Bu yüzden, sosyalizmden başka hiçbir alternatifin bulunmadığı bir yelpazede elbette Proudhon’u Marx’a tercih edecek olmakla beraber, çok şükür buna mecbur ve mahkûm değiliz. Sosyalizmden çok daha insanî ve uygarlıkla uyumlu yollar var. Bunları görmek için sadece sosyalist kaynakları okumakla yetinmeyip liberal ve muhafazakâr filozoflara da biraz zaman ayırmak yeterli.



Prof.Dr. Atilla YAYLA / Hür Fikirler

YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Cemal Fedayi: MİLLİYETÇİLİKLERİN ZAFERİ!
Bir siyaset bilimci olarak, bu seçimlerle ilgili olarak en önemli tespitim şudur: Bu seçimlerde milliyetçilikler kazandı. Bütün tonlarıyla milliyetçilikler… Sağcı, solcu ve dinci milliyetçilikler hep birlikte büyük bir zafer kazandılar…
Prof.Dr. Mazhar Bağlı: Terörün Pey Akçesi Kürtler
Kürt meselesi yeni bir konu değildir. Kadim bir sorundur. Modern antropolojik çalışmalar ve etnik köken araştırmalarıyla birlikte canlanıp ulus devlet yapılanmaları ile kök salmıştır. Ancak bu konuyu esas farklı bir şekilde dönüştüren ise PKK’dır, terördür.
Ahmet Pekiyi: Seçime Ramak Kala
Türkiye kritik bir seçim sürecinden geçiyor. Her seçim döneminde olduğu gibi sokaklar hareketli, heyecanlı.
Saygın Bedri Gider: Cumhuriyetin Reza Zarrab'ları
DÜNDEN BUGÜNE CUMHURİYETİN REZA ZARRABLARI Numan Kurtulmuş ve Nihat Zeybekçi Türkiye İhracatçılar meclisinin verdiği ödüllerden birini Reza Zarrab'a takdim edince kıyamet koptu. Kopacak tabii... Kopmalı... Numan Kurtulmuş "ödülün o kişiye verileceğini bilseydim gitmezdim." diyerek kırık potu iyice parçalamış oldu.
Aysel Karakuzu: Terörizm ve Milletvekili dokunulmazlığı
Nedir dokunulmazlık? Parlamenterlerin işledikleri suçlarda ve konu oldukları davalarda, yargı önünde "normal vatandaş" tan farklı olarak imtiyazlara sahip olmasına " Yasama Bağışıklığı" deniyor.
Saygın Bedri Gider: Neden Fransa?
NEDEN ALMANYA, INGILTERE, ITALYA, HOLLANDA DEĞİL DE FRANSA?
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI
EN ÇOK OKUNANLAR