Deprecated: Function mysql_numrows() is deprecated in /home/sivildus/public_html/head_contente.php on line 51
Anasayfa  >   Yazar
Kêle Mane Tıjî Nabe (Bahane Ambarı Doldurulamaz)
Sanıyorum bugüne kadar Kürt meselesinin konuşulduğu her ortamda ben hep PKK ve bileşenlerinin bu sorunun çözümünü istemedikleri kişisel görüşümü dile getirmişimdir. Elbette biz bir çare bulmakla mükellefiz ama bilelim ki örgüt bu işin çözümünü istemez. Esasında bu kanıya varmak için de çok derin araştırmalar ve analizler yapmanıza gerek yok.
07 Nisan 2016 - 11:31:18
Son derece basit bir gözlem yeter. Çok basit bir konuyu dikkatlerinize arz ederek durumu izah etmeye çalışacağım. Bilindiği gibi PKK ve bileşenlerinin gözünde “Kürt” olmanın temel kriterleri ile doğal-tabii olarak Kürt olma veya Kürt doğma arasında asla kapatılamayacak bir yarık vardır. Yani PKK ve bileşenlerinin sorununu çözmek istedikleri “Kürt insan” var olan bir “mahlukat” değildir.
Düşüncesi, yaşamı, inancı ve amacı belli olan bir bireyin varlığı asla söz konusu değildir.
Örgütün gözündeki-katındaki varlığı sadece rakamsal bir ifade olan bir aktörün karşınıza çıkıp özgürlükten, demokrasiden ve bireyden bahsetmesi size ne kadar anlamlı gelebilir ki?
Düşünün, Kürtlerin hukukunu savunduğunu iddia eden bu yapı, bir kişiyi Kürt olarak görmek için öyle anadan babadan Kürt olarak doğmuş olmayı ve Kürtçe bilmeyi ve de Kürtlerin adetlerine uygun bir yaşam sahibi olmayı yeterli görmüyor.
O size bir form emrediyor. Buna uyduğunuzda sizi Kürt olarak kabul ediyor velev ki etnik olarak Kürt olmasanız da.
Esasında PKK, Kürt meselesini etno-politik bir konu olmaktan çıkarmak için var olan bir örgüttür. Görüntü etnik bir sorunun üzerine oturduğu şeklindedir. Ama gerçekte öyle değildir.
Kürtlerin yaşadıkları her mağduriyeti bu sorunu sahiplenme adına kendi hanesine artı bir puan olarak hep yazdırmayı başardığı için de kimsenin başka türlü bir söylemde bulunması ya da fikir beyan etmesine de imkan kalmıyor.
Etnik bir aidiyet olan “Kürt” olmak PKK için Kürt olarak kabul edilmeye yetmez. Ayrıca önderliğe de inanmanız gerekir. O da yetmez. Geçmişe küfretmeniz gerekir. O da yetmez. Solcu olmanız gerekir. O da yetmez. Apo soluna inanmanız gerekir. O da yetmez. Kürtlerin geleneklerine ve inancına düşman olmanız gerekir. O da yetmez. Kadın özgürlüğüne inanmanız gerekir. O da yetmez. Örgütlü gençliğe sahip olmanı z gerekir. O da yetmez. Demokrasi istemeniz gerekir. O da yetmez. Demokrasi denilince eşkıyalık yapmanız gerekir. O da yetmez..
Bizim Urfa’da buna, “kêle me’nâ tıjî nabê” (bahane ölçeği-ambarı doldurulamaz, bahane arayanın rızası tahsil edilemez)
Sonu bitmeyen istekler ve tamamen içi boş, anlamsız hedefler için her şeyi yakıp yıkmaya inanmış ve adanmış ilkesiz ve inançsız bir kitle oluşturma projesi olarak PKK, sorunu çözmeyi kendi varlığıyla çelişen bir risk olarak görmeseydi bence bir tuhaflık olacaktı.
Tabi bütün bunları bir husumete mebni olarak dile getirdiğimi düşünebilirsiniz. Ama isterseniz gelin şöyle bir yol izleyelim, örgüt ve bileşenleri ile onlara fahri avukatlık yapanların sorunun çözümü için yapılması gerekenleri özetleyelim ve sonra da bu yapılması gerekenlerin yapılıp yapılmadığını ya da örgütün bunların yapılmasına nasıl baktığını iki cümle ile değerlendirelim.
Dile getirilen temel talepleri; anadil, anayasal vatandaşlık, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve PKK’nın (yani eşkıyaların) silahsızlandırılması.
AK Parti iktidarında hangisi için adım atılmadı söyler misiniz? Ve yine söyler misiniz hangisini PKK boykot etmedi, hangisini sabote etmedi? Anadilde eğitimi mi, anadilde TV yayınını mı? Anayasa değişikliğini mi?
Sahi güçlendirilen yerel yönetimleri örgütün nasıl bir derebeyliğe dönüştürdüğünü bilmeyen var mı?

         
             Prof.Dr. Mazhar Bağlı
25. Dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekili
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Tesettur Ji Edeba Îslamê ye
Tesettur, nixumandin bi daketina vê ayetê li ser jina Misilman ferz bûye.
Atilla Yayla: Batı'nın gördüğü ve görmediği
ABD'nin ve Avrupa’nın her dediğine sorgusuz sualsiz inanmam, onay vermem. Her iki aktörde de ciddî çifte standartlar olduğunu ve bazen Türkiye'yi haksız yere zora düşürecek, maddî temeli olmayan veya tek taraflı bilgilere dayanan değerlendirmeler yaptıklarını biliyorum.
Özlem Ağca: İtiraz Hakkı
Boşanma davalarında davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Ancak bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Yok Edilen (!) Ergenekon
Geçtiğimiz hafta içerisinde Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını “delillerin toplanmasında hukuka ayrılık” gerekçesiyle, Ergenekon davasını usül ve esastan bozdu. Yargıtay’ın bu kararıyla dava yeniden görülecektir.
Cemal Fedayi: İdeal Politik’ten Reel Politik’e
Son zamanlarda Türkiye’nin İsrail ile yeniden müzakerelere başladığı konuşuluyor. Sosyal medya bu mevzuyla yıkılıyor: “Efendim, dün düşman diyormuşuz, bugün dost diyormuşuz, bu ne biçim dış politikaymış, tutarsızlıkmış, falan filan…
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI