Deprecated: Function mysql_numrows() is deprecated in /home/sivildus/public_html/head_contente.php on line 51
Anasayfa  >   Yazar
Çanakkale Ruhu: İnanmak ve Adanmak
Herkesin kendi okuması ile tarihte olup bitenlerden kendine göre çıkardığı önemli dersler vardır. Tarihsel olayların bazılarını sanki biz yaşamışız gibi hafızalarımızdan asla silinmezler. Tarihin akışını değiştiren kritik anlar vardır. Bir doğumu müjdeleyen olaylar, dünyayı değiştiren kişiler ve bir kavmi tamamen silen çetin çatışmalar…
23 Mart 2016 - 18:10:32

Tarih bize insanın hikayesini anlatır. İnsanın hikayesinden kendi hikayemizi okumaya çalışırız aslında. Tarihi okurken aslında kendi hikayemizin bir diğer karesini merak ettiğimizdendir. Üyesi olduğumuz büyük ailenin tecrübelerini ve yaşamlarını hep merak etmişizdir. Kendi hikayemize dahil edebileceğimiz bir bilgi kırıntısının bizi nasıl sevindirdiğini bilerek tarihi merak ederiz.
Tarihi pişmanlıklar çoğu zaman bitmeyen bir tartışmanın da kaynağıdırlar. Keşke öyle değil de şöyle davranılsaydı, keşke Viyana fetih edilebilseydi, keşke Abdülhamit merhametli olmasaydı gibi.
Her bir pişmanlık veya eleştiri tarihin akışına ilişkin gönlümüzdeki ukdeleri dile getirir.
Tekil olaylar üzerinden tarih okumalarına sıcak bakan birisi değilim esasında. Kadere ve hikmete iman etmiş birisi olarak sorumluluğumuzu aşan konulardan hesaba çekilmeyeceğimizi de biliyorum.
Kaderimizi biz belirlemiyoruz belki ama kaderimize etki eden pek çok olay gözlerimizin önünde cereyan etmektedir.
Türkiye son zamanlarda bir kez daha son derece tahripkar bir dalgayla karşı karşıyadır.
Sahiden bir toplumu ve devleti oluşturan temel olgulara karşı son derece organize bir operasyonla, terör olayları ile karşı karşıyayız.
Türkiye bir yandan bir ihanet şebekesi ile bir yandan da bir cinayet şebekesi ile mücadele etmektedir.
Bu durum işleri zorlaştırmakta ve doğal olarak tarihi bir kırılma anında olduğumuzu bize göstermektedir.
Belki de bizim için en yakın tarihin kırılma anı, bundan yüzbir yıl önce yaşanan Çanakkale savaşlarıdır.
Seyit Çavuş’un omuzladığı top mermisi, Nusrat Gemisinin döşediği mayınlar ve bir düğüne gider gibi ölüme giden gençlerin adanmışlığı ve imanı tarihin kaderini değiştirdi.
Çanakkale ruhunun her kritik anda anılıp tüketilmesi endişesi ile detaylı bir şeyler yazma taraftarı değilim ama bilinmesini isterim ki o savaşı, yüreklerdeki iman ve zihinlerdeki adanmışlık kazandı.
Bugün yeniden böyle bir imana ve adanmaya ihtiyacımız var. Geleceğimizi teminat altına almamıza giden yolda bir takım bedeller ödememiz gerekecek biliyorum.
Her ne kadar çok klişe bir ifade olsa da sahiden tarihi bir dönemden geçiyoruz. Özellikle dünyanın dört bir tarafına yayılan şiddet ve terör olayları giderek insanlığa da zor anlar yaşatmakta ve daha da yaşatacaktır.
Kimin nerede durduğunu tarih acımasız bir şekilde yad edecektir. Bizim için önemli ve gerekli olan ise kaderin veya tarihin yönünü değiştirmek değil, doğru olanı yapmaktır.
Doğru olanı yapabilmenin ilk şartı ise bana göre inanmak ve kendini adamaktır. Aksi halde herhangi bir değişimin gerçekleşmesi bence mümkün olmaz.
Tarık Bin Ziyad, askerleri ile karşı kıyıya geçtikten sonra geri dönüş umudunu tamamen yakmadan önce yüreklerdeki geri dönme fikrini bitiren bir konuşma yapar.
“Şu gördüğünüz dağın arkasında efendimizin sizi beklediğini söylersem belki bana inanmayacaksınız ama gidin görün göreceksiniz ki orada mütebessim bir eda ile sizi bekliyor” diyen tarihi bir konuşma yapmıştı.
Genelde tarihçiler o konuşmayı, tarihin yönünü değiştiren bir nutuk olarak görürler ve doğrudur da ancak o konuşmaya inanan bir kitle vardı büyük komutanın huzurunda.
Uhud savaşında kendilerine verilen talimatı yerine getirmeyen okçular inanmaya ve adanmaya dair bir kuşku sahibiydiler belki de.
Gırnatanın son sultanı Ebu Abdullah, sarayı terk ederken arkasına dönüp ağladığında annesinin, “şimdi burada kadınlar gibi ağlayacağına orada kalıp erkekler gibi savaşsaydın” dediği rivayet edilir.
Bugün ülkemiz önemli bir süreçten geçmektedir. Kimin nerde durduğunun önemi birkaç kat daha artmıştır. İnsanların doğru ve içten duruşları takdir edilmelidir muhakkak ama bu durumdan uzak bir anlayış egemendir maalesef.
Duruş sahipleri değil, işini bilenler daha kıymetlidirler.
Bu durum asla inanmayı ve adanmayı zedelenmemeli. Zira mesele takdir edilip edilmemeyi de aşan bir konumdadır.

           Prof.Dr. Mazhar Bağlı
25.Dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekili
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Semra Polat: Dünya Acılı Kadınlar Konçertosu
Batı tarihine baktığımızda kadınlar hiçbir zaman değer verilmeyen, aşağılanan, işkence uygulanarak yakılan, toplumun alt sınıfında yer alan değersiz yaratıklar olarak görülmüştür. Neden ve nasıl olduğunu kısaca anlatmaya çalışayım:
Derya Akıncı: Geçti Bor'un pazarı, sür eşşeğini Niğde'ye
Aman efendim ne çok olmuş yine biz yazı yazmayalı... Nerden başlasam... Atasözümüz her şeyi özetliyor oysa değil mi? Ak Parti yönetiminden şikayetçi olan bazılarınız, dediniz ki: "Oy verelim gitsinler!" Peki, başsız kalan hükumetin hesabını da verebilir misiniz? Bu süreçte alt üst olan ekonomi piyasasının, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın, son zamanlarda meydana gelen kaosun, terörün?
FETÖ'nün ''tövbeli'' ekran bülbülleri!
15 Temmuz’da işgal kalkışmasında bulunan FETÖ ağır darbeler yemeye devam ediyor. Derdest edilen FETÖ terör örgütüne mensup çok sayıda asker, polis, iş adamı, öğretim görevlisi, hukukçu ve eski siyasetiler gözaltına alındı, bazısı tutuklanarak ceza evine gönderildi. FETÖ ile ilişkisi tespit edilen üniversiteler de ya kapatıldı ya da kayyum atandı.
“Türk Rönesansı'nı Son Virajda Engellemek ve 2023 Vizyonu (2)
Bir önceki yazımızda Rönesans kavramının bu günkü Avrupa medeniyetinin seküler temelini oluşturduğunu yazmıştık.
Rojbin Özkan: Evîna Nepenî
Ew sê roj bu ku wê stranê guhdarî kirî lê hê ji bandora wî derneketi bû. “Behna biharê ji te tê yarê, tu ket bîra min dîsa vê êvarê”.
Nevruz'un Kendisi Barıştır. Ama!...
Terör, Türkiye’nin kalbi Ankara'da kanlı ve acı yüzünü bir kez daha gösterdi. 37 ölü, 125 yaralı, bir ay içerisinde ikinci saldırı ve acı üstüne acı yaşayan Türkiye. Ankara'daki bombalı saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa ve milletimize sabrı cemil diliyorum. Uluslararası şer güçler, Türkiye'deki maşaları üzerinden Türkiye'ye "Dünya beşten büyük değildir" mesajı vermeye çalışıyorlar. Rabbim, fitne ve fesat odaklarına fırsat vermesin inşallah.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI